Şiirlerde HCB
Olmak istedim…
26 Kas

OLMAK İSTEDİM
Bir çiy damlası olmak isterdim
Filizlenen sevgilerin üstünde
Toprak kokusu olmak isterdim
İki aşığın her nefesinde
Bir haykırış olmak isterdim
“Sevviyorum”diyen bütün dudaklarda
Bir ezgi olmak isterdim
Çinlayan,sese hasret kulaklarda
Bir bakış olmak isterdim
Duygularını saklayamayan buğulu gözlerde
Bir zincir olmak isterdim
Uzayıp giden sıcak ellerde
Bir tiryaki olmak isterdim
seneler geçtikçe bırakamaya gönüllerde
yaşam atışı olmak isterdim
Yalnız ve yalnız senin yüreğinde
Bildiririm
16 Kas
/Sığınakları terk edip kendi özümde
Yürüyorum çırılçıplak
Çok yağmurlar yağdı senden sonra
Ve hiçbir yağmur kapatamadı izlerini
Bildiririm! /
Bacaklarımı koparırcasına açıyorum
Sokaklar uzun, yol uzun ve ömür
Sen aynı ay altında benimle yıkılan
Aynı kadehte benimle boğulan
Sus demiyorum
Kül benimle.
/Yanaklarına dokunmak gibi değildir zaman
Elimin biri kapanmışsa yüzüme
Terim küsmüşse kendi tenime
Ve dahi ben benden sualsiz kalmışsam
Ankara, o Ankara değildir artık
Bilmeli/sin/
Hangi kapıya gitsen yabancıdır zili
Dost dediğin yılan,
Yalan olur öykün, hayatın yalan
Kaybedersin ferli tek bakışını
Sonra acı bir gülümseme konuşlanır yüzüne
Yüzün hüznüne, hüznün gölgene
Öl demiyorum!
Sabahtır
Kuşlar uyanmıştır
Canhıraş çıkarsın evden
Rüzgâra kaptırırsın saçlarını
Yıldırım gibi geçersin bulvarları
510 seni çağırır, içinde umut
İçinde şefkat içinde gecenin suskunluğu
Ben geldim, ellerim eylül artığı
Ben geldim dizlerim yaralı
Ağzımda barut
Son ferimle, son günümle geldim
Yeşilini sürsene gövdeme, can olsun
Sürsene yeşilini gövdeme
Gövdem gövdene kul olsun
Zaman hızla akar
Elinin tersiyle siler gibi seni
Islak bir ıslık kalır dudaklarında
Birkaç kırık söz, biraz ağıt, biraz veda
Ve bir yığın anı
/Seni hâlâ ve hep seviyorsam
Yağmurlara vermiyorsam izini
Yeşiline sürüyorsam gövdemi
Gitmen mümkün değildir
Bildiririm! /
FİLİZ KILINÇ
Hz.MUHAMMET(SAV)
15 Kas

Sen güneşsin ufukta,
Din’in Din’imdir.
Emanet’in,Emanet’imdir.
Sen ki,Âlemler’e Rahmeti Yüce Resul’sun.
Sen köleliği emretmedin.
Hakk’ın Yolunu açtın.
İnsanların en İyisi,
Alemler’in Rehberi.
Son Peygamber Sen’sin,
Tanımam asla Sen’den sonraki peygamberi.
Allah(CC)Bir,Muhammet(SAV)Hak.
Sen insanların ilk yaradılanısın.
Sen Kâmil-i Mutlak.
Adem(AS)’ın Günahı’nı bağışlatan isim,
İsa(AS)’ın beşikte andığı isim.
İbrahim(AS)’ın”Soyumdan Gelsin”dediği isimdir
Muhammet.
Bugünkü Bozuk İncil’de bile beklenen “Tasdikçi Ruh”,”Son Peygamber”
Muhammet Mustafa(SAV)*
Yahudiler’in Ümitle koydukları isimdir Muhammet
İnkalar’ın beklediği adam Muhammet
Bütün Peygamberler’in Müjdelediği isim Muhammet
Atatürk’ün”Dünyada en sevdiğim insan”dediği insan Muhammet Mustafa(SAV)
Herşey sende gizli
15 Kas

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin…
Tek Tane’m-Onur ÖZCAN
15 Kas

Bir kum tanesi olsan sahilde,
Yine de tanırım seni.
Çünkü bilirim güneşten yansıttığın ışıltını,
Evet bilirim ruhundaki yalnızlığı…
Eskittiğim kaldırım taşlarına senin adını yazdım yürüyerek.
Yürüdüm o yollarda
Belki birgün sana restlarım diyerek…
Yelkovanın akrebi takip ettiği saatlerde,
Sadece seni düşündüm.
Düşünerek uykuya daldım
Ancak her seferinde ağlayarak uyandım.



