Sağlık
Şeker hastaları için 10 gıda
10 Kas

Sebzeler: Lifle dolu olan sebzelerde doğal olarak az kalori bulunuyor. Tabağınızı sebzeyle doldurursanız daha az karbonhidrat (kan şekerini artırıyor) ve doymuş yağ (insülin direncini artırıyor) tüketirsiniz. Günde 4-5 porsiyon sebze yemeğe çalışın. (1 porsiyon yarım kase konserve ya da pişmiş sebze ya da 1 kase çiğ sebze anlamına gelir.) Ancak patates, mısır ve bezelye gibi nişastalı sebzelerde diğerlerinden daha fazla kalori bulunduğunu aklınızdan çıkarmayın.
Meyve: Yağı ve kalorisi az olan meyvelerde de bol miktarda lif vardır. Ayrıca, meyveler sinirlerinizi, gözlerinizi ve kalbinizi korumaya yardımcı antioksidanlarla doludur. Meyvede daha fazla doğal şeker ve birçok sebzeden daha çok kalori var. Günde 3-4 porsiyon yiyebilirsiniz. (1 porsiyon bir bütün meyve, yarım kase pişmiş ya da konserve meyve ya da 1 çiğ meyvedir) Suyunu sıkmak yerine meyvenin kendisini tüketin. Çünkü birçok besin maddesi ve lif meyvenin kabuğunda, kendisinde ve çekirdeğindedir. Meyveyi sıkarken bunları kaybedersiniz ve geriye daha fazla kalori ve şeker kalır.
Fasulye: En iyi lif kaynaklarından biri olan fasulyeler sizi daha uzun süre tok tutar, sindirimi yavaşlatır ve yemekten sonra kan şekerinin ani yükselmesini önler. Bu etkiler öyle güçlüdür ki tüm kan şekeri seviyenizi düşürebilir. Konserve fasulyeleri duruladıktan sonra yaptığınız her salataya ekleyin. Kara fasulye ya da mercimek çorbası öğlen yemeği için iyi bir seçenektir.
Tahıl: Kahvaltılık tahıllar güne daha fazla lif depolayarak başlama imkanı sunar. Araştırmalar, güne bol lifli tahıl gevrekleriyle başlayanların daha sonraki öğünlerinde daha az yediklerini gösteriyor.
Balık: Hazırlanması kolay ve hızlı olan balık iyi bir protein kaynağıdır. Ayrıca çok yağlı etlerin yerini alabilir. Aynı zamanda, yağlı balık en iyi omega-3 yağ asidi kaynağıdır. Bu yağlar damarlarınızın temiz kalmasını sağlıyor. Şeker hastalığı olanlarda trigliserid seviyesi daha yüksektir, iyi kolesterol düzeyi ise düşüktür. Omega 3 yağ asitleri her iki sayının da düzenlenmesine yardımcı olur. Haftada en az 2 kere balık tüketin. Özellikle somon, uskumru ve ton balığında daha fazla omega-3 vardır.
Kümes hayvanları: Son derece yağsız, kalorisi az olan tavuk göğsü, şeker hastaları için çok iyidir. Biftek ve etli fastfood gıdalara benzemeyen tavuk göğsünde kötü kolesterolü artıran ve insülin direncini yükselten doymuş yağ oranı azdır. Devami >
Saç neden beyazlar
7 Kas

Aslında bir saç teli, ortası boş olan ve içinde melanin denilen boya pigmentleri bulunan bir tüpten başka bir şey değildir.Genç yaşlarda bu boşlukta saça renk veren melanini bir arada tutan bir sıvı vardır.Yaşlandıkça derimiz saçlarımızı ve vücudumuzdaki diğer kılları eskisi gibi sağlıklı olarak üretemez.Kılların ortasındaki sıvı kaybolur, boya hücreleri de tutunamadığından sadece hava kalır.Saçlar boyasız hale gelir, beyaz renge yani asıl rengine dönüşür.Bütün saçlarımızın beyaza dönüşme süreci 10 ila 20 yıl sürebilir.Aslında her bir saç telinin rengi ya siyahtır (sarı, kırmızı, kumral vs.) ya da beyaz.Yani her bir saç teli yavaş yavaş grileşip beyazlanmaz.Ancak bu süreç içinde hepsi aynı anda beyazlanmadığından, beyazların sayısı arttıkça bütün saç gittikçe açılan gri renkte görülür.İşin ilginç tarafı boya hücreleri bazen üretime hız verirler.Gittikçe beyazlaşan saçlar geçici bir süre tekrar biraz koyulaşmış gibi görünebilirler.İnsanlar arasında bir şok veya aşırı gerilim geçiren birinin saçlarının bir gecede beyazlaştığı, bir süre sonra da tekrar eski rengine döndüğü söylenir.Hatta bazı tarihçiler Kraliçe Marie Antoinette’nin giyotine gideceği günün gecesinde saçlarının hepsinin bembeyaz olduğunu yazarlar.Saçların devamlı olarak uzadığı, belirli bir süre sonra dökülüp alttan yeni saç geldiği hatırlanacak olursa, mevcut saçın değil, ancak yeni gelecek saçın beyaz olabileceği, dolayısıyla saçların bir gecede beyazlaşmasının mümkün olmadığı görülüyor.Ancak bilim insanları bu olayın birkaç haftalık bir süreçte olabileceğini söylüyorlar.Tiroid bezi, şeker gibi hastalıklarda ve aşırı stres veya şok gibi durumlarda kişinin renkli saçları bu süreçte tamamen dökülebilir ve geriye sadece daha önceden beyazlaşmış saçlar kalabilir.Diğer saçlarla birlikte beyazların yerine de daha gür ve siyah saçlar çıkabilir.Saçların beyazlaşması insanlık tarihinde nedense hep sorun olmuştur.Kimileri onu olgunluğun ve bilgeliğin simgesi olarak görürken, tarih boyu savaş kahramanları, yaşlılığın ve güçsüzlüğün belirtisi olarak görmüşler ve bir şekilde saçlarını boyamışlardır.Bu arada bir şeyi daha belirtelim; saçlarımızın kıvırcık, dalgalı veya düz olmasını da ebeveynlerimizden aldığımız genler belirliyor.Kıvırcık bir saçı kestiğimizde kesitinin dikdörtgene yakın olduğunu, dalgalı saçın elips, düz saçın kesitinin ise daire olduğunu görebilirsiniz.İşte bu saç kesitlerinden dolayı bazı saçlar dümdüz uzarken bazıları hemen kıvrılmaya başlar.Kıvırcık saçlılar, saçlarınızı boşuna ütülemeyin, saçın yapısını yani kesitinin şeklini değiştirmeden kalıcı bir düz saça sahip olmanız mümkün değil.
Masa Başında Sürekli Oturanlar Dikkat
4 Kas

Eğer benim gibi masa başında sürekli oturan biriyseniz bu yazıma kulak verin derim.Masa başında sağlığınızdan olabilirsiniz.Ofis çalışanlarının ofiste uzun süre aynı pozisyonda oturarak çalışmaları ve bilgisayar kullanmaları; boyun, omuz ve sırt sağlıklarını tehlikeye atıyor. Ama korkmayın, ofiste çalışarak da sağlıklı olabilirsiniz.
Ofis çalışanlarının ofiste uzun süre aynı pozisyonda oturarak çalışmaları ve bilgisayar kullanmaları; boyun, omuz ve sırt sağlıklarını tehlikeye atıyor. Bu kişilerde boyun ve bel fıtığı oluşma riski daha fazla görülüyor.
Tüm gün bilgisayar karşısında hareketsiz oturmak veya masa başında çalışmak, vücut sağlığımızı bozuyor. Bunun sonucunda; yürüyüş bozuklukları, kamburluk, el bileklerinde karpal tünel sendromu ve bacaklarda varis gibi sorunlarla karşılaşılıyor. Oysa masa başında uygulanabilen egzersizlerle tüm bu sorunlardan korunmak mümkün hale geliyor. Uzman Fizyoterapist Hürkan Ak-kuzu sadece bir-iki dakika yapacağınız egzersizlerle sağlığınızı koruyabileceğinizi belirtiyor.
İşte yapmanız gerekenler:
1. SIRTINIZIN ANATOMİK YAPISI BOZULMASIN
Sırtınızı dümdüz geriye yaslayın ve monitöre doğru bakın. Eğer aşağı veya yukarı bakıyorsanız, koltuğunuzun ekranınızla aynı düzlemde olmasına özen gösterin. Görüş sorununuz yoksa kendinizi sandalyenizde bu şekilde oturmaya alıştırmak için bir süre emniyet kemeri benzeri bir araçla koltuğa sabitlenin. Bir süre sonra duruş şeklinizin düzeldiğini göreceksiniz.
2. EL VE BİLEK SAĞLIĞINIZI KORUYUN
Bileklerinizin dirseklerinizden biraz daha aşağıda olduğundan emin olun. Bu durum “karpal tünel” sendromundan korunmanızı sağlayacaktır. Dizlerinizin kalçanızdan hafif yüksekte olmasına ise dikkat edin.
Ayaklarınız düz bir zemin veya bir yükseklik üzerinde durabilir. Her yarım saatte bir ayağa kalkmaya özen göstermeli, bacaklarınızı sıkıp gözlerinizi dinlendirmelisiniz. Bu hareket, varis ve bacaklarınızda oluşabilecek kan pıhtılaşmasını önleyecektir.
3. DİK OTURUN KAMBUR DURMAYIN
Klavye kullanımı veya masa başında yanlış pozisyonda çalışmak, kamburluğa neden olabilir. Bu durumun önüne geçmek için kollarınızı birini kucaklaya -cakmış gibi açın, bileklerinizi dışa doğru hareket ettirmeye çalışırken omuzlarınızı geriye itin. Kürek kemiği bölgenizde bir sıkılaşma hissedeceksiniz. Karın kaslarınız gerildiğinde birkaç dakika öyle durun. Bu hareketi koltuğunuzda uzun süre oturduktan sonra da yapabilirsiniz. Otururken kollarınızı, boynunuzu ve tüm bedeninizi sıkmanız dik durmanıza yardımcı olacaktır.
4. DÜZENLİ NEFES EGZERSİZLERİ YAPIN
Birkaç kez derin nefes alın. Ardından birkaç dakika nefesinizi tutarak sabit kalmaya çalışın. Otururken sırtınız dik, vücudunuz sıkı olsun. TV izlerken veya telefonda konuşurken de basit hareketler yapmaya çalışın. (Otururken ayağınızla top sektirmek vb.) Bunu kolayca yapabilir hale gelene kadar tekrar edin.
Domates Suyunun Faydaları
21 Eki

Domates,sebzeler arasında en çok tüketilen ve faydası saymakla bitmeyen besindir.Bugün domates suyunun onlarca faydasını sayacağız.
*Kalp, karaciğer, böbrek bozuklukları için çok faydalıdır.
* Domatesin, böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü ifade eden uzmanlar, vücutta biriken üre asidi ve ürat tuzlarını eriterek idrarla dışarı attığını, vücutta biriken suyu boşalttığını kaydediyor.
*Kansere tutulmamak için domatesin iyi bir sebze olduğunu bildiriyor.
*Safra ve böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.
*Domatesin C ve E vitaminleri içerir, zengin bir potasyum kaynağı olduğunu ve çok az miktarda tuz bulunduğu için, yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve vücudun su tutmasını engeller.
*Domateste, yüksek oranda bulunan C vitamini, bağışıklık sisteminin gelişmesinde, grip ve nezle gibi hastalıkların tedavisinde faydalıdır.
*Domatesin hazmı kolaylaştırdığını, özellikle nişastalı yiyeceklerin (hamur işleri, kuru erzak) kolay sindirilmesini sağladığı belirtiliyor.
*Damar sertliğini giderir.
*Romatizma ve nikriste faydalıdır.
*Kabızlığı giderir.
*Mide ve bağırsakların düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar.
*Cilde tazelik ve pembelik verir. İsiliği ve mayasılı giderir.
*Nasırların sökülmesine yardımcı olur.
*Çıbanların olgunlaşmasını sağlar.
*Arı sokmasında ve yanıkların tedavisinde faydalanılır.
*Midesi zayıf olanlar,böbrek ve mesanelerinde iltihap olanlar,domates suyunu içmelidirler. • Antioksidan özelliği ile kansere ve kalp hastalıklarına yakalanma riskini, felç geçirme ve katarakt tehlikelerini azaltır.
Gözde Çapaklanma Sorunu ve Tedavisi
19 Eki

Hemen hemen her insanda olabilecek bir sorun hakkında bilgilendirme yapacağım.Çapaklanma sorununu bir çoğumuz yaşarız.Özellikle sabah uyandığımızda bu sorun ile karşılaşırız.
Çapaklanma gözlerde oluşan hafif bir enfeksiyon nedeniyle akan sarımsı renkli bir akıntı ve kabuk bağlama durumlarıyla karakterizedir. Çapaklanma genellikle doğumdan sonraki ilk hafta görülür ve akacak olan gözyaşı kanalının tıkanması sonu cunda ortaya çıkar. Çapaklanma çok ciddi bir vaka değildir ve genellikle kendiliğin den geçer. Yaşı büyüyen bir çocukta görülen çapaklanma konjunktivitin bir belirti sidir. Konjunktivit bir çeşit göz iltihaplanmasıdır. Bebeklerde olduğu gibi, çocuklar da da görülen çapaklanmanın nedeni de gözyaşı kanalının tıkanması olabilir.
Çapaklanma için önerilen modern tıp tedavileri
Çoğu doktor akıntının giderilmesi için göz banyosunu tavsiye eder.
Doğal sağlık tedavileri
* Çapaklanma hiç geçmeden devam ediyorsa aşağıdaki tedaviler uygulanabilir: » Rüzgârgülü bitkisi gözde biriken çapakların tedavisinde kullanılabilir.
* Homeopati alanında kullanılan “Hepar sulf.” adlı madde enfeksiyonların tedavisinde uygundur.
* Göz otu bitkisi ezilerek pelte haline getirildiğinde ve soğutularak gözlere sürüldüğünde çapaklanmaya iyi gelir. Kaynamış suyun içine karıştırılan göz otu ile çapaklanan gözler yıkanabilir.
* Papatya göz temizliği için kullanılabilir (Gözün kenarları ve gözün dış kı sımları papatya suyu damlatılmış bir süngerle silinebilir) ve bu sayede en feksiyon riski azaltılabilir.
Alıntı:http://www.genelsaglikbilgileri.com



