Canım Türkiyem

Kuş Adası

Kuşadası Aydın il merkezine 71 km. uzaklıkta, Ege Bölgesi‘nin denizle buluştuğu kıyı şeridinde yer almaktadır.

Kuzeyde Selçuk ve Pamucak, güneyde Dilek Yarımadası ile sınırlanan ilçe merkezi İzmir, Efes, Meryemana, Milet, Didim, Pamukkale, Marmaris, Bodrum gibi önemli turistik merkezlerin odağında bulunmaktadır. Kuşadası Limanı, Yunanistan’a ait Sisam adasına yakın olması nedeniyle, buraya gelen turistler için Türkiye’nin ikinci önemli deniz kapısıdır.

Kuşadası’nda Kadınlar Denizi Plajı,Güvercin ada Plajı,Yılancı Burnu Plajı, Yavan su Plajı, Kuştur Plajı, Kara ova Plajı, Güzelçamlı Plajı, Sevgi Plajı, Kalamaki Plajı bulunmaktadır.Bunlarında yanında şifalı sular olarakta Çıban (Yavan su ) Kaplıcası, Venüs Kaplıcası, Güzelçamlı kaplıcası Kuşadası’nın önemli kaplıcalarıdır.

Kuşadası’nda turist gemilerinin yanaştığı iki adet iskele ve ayrıca 650 yat kapasiteli yat limanı bulunmaktadır. Kuşadası Limanına her mevsim gemiler yanaşmaktadır. Kuşadası limanından Yunan Adası olan Sisam (Samos)’a bahar ve yaz aylarında (1 Nisan – 20 Ekim arası her gün) düzenli olarak yolcu motor seferleri yapılıp, kış aylarında bu seferler charter olarak değişir. Limanda günübirlik ve saatlik piknik turu yapan yolcu motorlar mevcut olup, Mavi Tur yapan yatlar da yat limanında bulunmaktadır.

Abant Gölü Tabiat Parkı

Abant Gölü Tabiat Parkı

Batı Karadeniz Bölgesinde Bolu ili merkez ilçesi sınırları içerisindedir. Abant Gölü, Bolu’nun 34 kilometre güney batısında bulunan, çam ve köknar ağaçları ile çevrili, 1200 metre yükseklikte bulunan bir krater gölüdür. Gölün etrafında oteller ve restoranlar mevcuttur. İstanbul’a araçla 4 saat uzaklıktadır.

Tektonik menşeli Abant Gölü ve çevresinin bitki zenginliği, ayrıca büyük bir açık hava rekreasyon potansiyeline sahip bulunması nedeniyle yörenin 1150 Hektarlık bölümü, 1988 yılında “Tabiat Parkı” olarak koruma altına alınmıştır.

Göl çevresi zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Sarı ve karaçam, kayın, meşe, kavak, dişbudak, gürgen, söğüt, ardıç ağaçları ve ormangülü, ılgın, fındık, muşmula, papazkülahı, alıç, çobanpüskülü, kuşburnu, eğrelti, böğürtlen, çilek, nane, ahududu, sarmaşık, ısırgan, atkuyruğu ve çayır otları başlıca ağaç ve ağaççıkları oluşturur. Gölün kenarları çeşitli su bitkileriyle ve nilüferlerle doludur. Abant Gölünün etrafında yükselen yamaçlarda ise Abant Çiğdemi (Crocus Abantensis) endemik olarak bulunmaktadır.

Süleymaniye Camii

Süleymaniye Camii

İstanbul’un en görkemli camii olan Süleymaniye Camii,Mimar Sinan tarafından 7 yılda yapılmıştır.

Mimar Sinan’ın kalfalık devri eseri olarak nitelendirilen Süleymaniye Camii, medrese, kütüphane, hastane, hamam, imaret, hazire ve dükkânlardan oluşan Süleymaniye Külliyesi’nin bir parçası olarak inşa edilmiştir.Cami avlusunun dört köşesinde birer minare bulunmaktadır. Bu minarelerin camiye bitişik iki tanesi üçer şerefeli ve 76 m. yüksekliğinde, cami avlusunun kuzey köşesinde soncemaat yeri giriş cephesi duvarının köşesinde bulunan diğer iki minare ise ikişer şerefeli ve 56 m. yüksekliğindedir.

Cami süslemeleri açısından sade bir yapıya sahiptir. Mihrap duvarındaki pencereler vitraylarla süslüdür. Mihrabın iki tarafındaki pencereler üzerinde yer alan çini madalyonlarda Fetih Suresi, caminin ana kubbesinin ortasında ise Nur Suresi yazılı bulunmaktadır. Caminin hattatı Hasan Çelebi’dir.

Rivayete göre dört minare Sultan Süleyma’nın İstanbul’un fethinden sonraki 4.padişah oluşunu,on şerefe ise Osmanlı’nın kuruluşundan beri 10.padişah oluşunu simgeliyor.

Nevşehir-Kapadokya

Nevşehir-Kapadokya

Kapadokya,60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır.

Coğrafik olaylar Peribacaları’nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da, bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık yaşlı medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır.

Bölgede insan yerleşimi Paleolitik döneme kadar dayanmaktadır.Hititlerden sonra bölge Hristiyanlığın önemli merkezlerinden biri olmuştur.Roma İmparatoru Augustus zamanında Antik Dönem yazarlarından Strabon 17 kitaplık ‘Geographika’ adlı kitabında (Anadolu XII,XIII,XIV) Kapadokya Bölgesi’nin sınırlarını güneyde Toros Dağları, batıda Aksaray, doğuda Malatya ve kuzeyde Doğu Karadeniz kıyılarına kadar uzanan geniş bir bölge olarak belirtir.

Bu günkü Kapadokya Bölgesi Nevşehir,Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerinin kapladığı alandır. Daha dar bir alan olan kayalık Kapadokya Bölgesi ise Uçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden ibarettir.

Yeşil Bursa

Geçtiğimiz pazar günü bir iş için bursa‘ya gittim.Daha önceleri de bursa‘ya gitmiştim ama gezme fırsatım olmadı.İki gün bursa‘yı az da olsa gezdim.En zengin semtinden en fakir semtine kadar bambaşka bir yer.Boşuna yeşil bursa demiyorlar.Harika bir doğaya sahip olan bursa aynı zamanda büyük bir hızla kentleşme özelliği göstermektedir.Şuan Erzurum‘un nüfusu 360.000 olmasına rağmen Bursa‘da yaşayan Erzurumluların nüfusu 600.000′den fazla olduğu söylenmektedir.

Sadece doğa ve büyük kentleşmesiyle de değil büyük bir tarihin barındığı bir şehirdir.Özellikle Bursa Ulu Cami çok dikkatimi çekti.O kadar büyük bir mimari yapılmış ve güzelliğinden hiç bir ödün vermeden.Bursa‘da dikkatimi çeken en büyük özelliklerinden birisi ise,şehrin neresine giderseniz gidin sahip olduğu yeşilliğini hiç kaybetmiyor.