Bilgi
Yaz Saati Uygulaması Sona Eriyor
7 Eki
,
Yaz saati uygulaması sona eriyor. 31 Ekim Pazar günü (Cumartesi gününü, Pazar gününe bağlayan gece) saat 04.00′de saatler 1 saat geri alınacak.
Yaz saati uygulamasına 28 Mart 2010 tarihinde geçilirken, saatler 03.00′te bir saat ileri alınmıştı. Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla yapılan uygulamaya ilişkin Bakanlar Kurulu kararı da 19 Mart tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.
SAATLER 1 SAAT GERİ ALINACAK
Buna göre yaz saati, bir başka deyişle ‘ileri saat’ uygulaması, 28 Mart Pazar günü saat 03.00′te saatlerin bir saat ileri alınmasıyla başlarken, 31 Ekim Pazar günü saat 04.00′te saatlerin 1 saat geri alınmasıyla sona erecek. Yaz saati uygulamasıyla, akşam saatlerinde en yüksek değerine ulaşan enerji talebinin (puant gücü) azaltılması hedefleniyor. Geçmiş yıllara bakıldığında yaz saati uygulaması, Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle birlikte Mart ayının son pazar günü başlayıp, Ekim ayının son pazar günü bitiyor.
HER YIL 600-700 MİLYON KİLOVAT TASARRUF
Yaz saati uygulamasıyla her yıl ‘orta ölçekli’ bir hidroelektrik santralinin yıllık üretimi kadar tasarruf sağlanıyor. İleri saat uygulamasıyla işe erken başlamak ve çıkmak, aydınlatma, ısıtma, soğutma açısından önem taşıyor. Enerji Bakanlığı hesaplarına göre, yaz saati uygulamasıyla yıllık 600-700 milyon kilovat saat (kWh) tasarruf sağlanıyor.
İnsan Neden Hıçkırır?
2 Eki

Önceki yazımda insan neden ağlar sorusuna cevap bulmuştuk.Şimdi ise insan neden hıçkırır sorusuna cevap bulalım.Hıçkırık bazen öyle pis tutar ki insan buna asla engel olamaz.Hatta bunun geçmesi için ağzınıza su alın biraz tutun sonra yutun metodunu bile deneyenler vardır.Şimdi aşağıdaki yazıyı iyice okuyalım ve hıçkırık nedir nasıl önlenir sorularına yanıt alıp hıçkırık konusunda bilgilenelim.
Akciğerlerimiz kaburgalarımızın içinde birer torba gibi dururlar Nefes aldığımızda bu torbalar içerlerine alabildikleri kadar hava alarak şişerler Göğsümüzü karnımızdan ayıran ve akciğerlerimizin altına bitişik büyük bir kas olan diyafram, büzüşerek ciğerlerimizin genişlemesini sağlar, nefes almamıza yardımcı olur
Süratli yemek yenildiğinde, yutkunma neticesinde yemek ile birlikte bir miktar da hava alınır Hıçkırık, yiyeceğin yüzeyine yapışarak sindirim sistemine giren bu havayı atmak için sistemin gösterdiği bir tepkidir Diyafram süratle büzüşerek, çok ani ve hızlı nefes almamızı sağlar Bu arada boğazımızın üst tarafında, ses tellerimizin bulunduğu kısımda bir kapanma olur ve buradan geçen hava bir an bloke edilir Bu da ‘hıck’ şeklinde bir sesin çıkmasına neden olur
Midedeki bir olayla diyaframın ilişkisi, bu iki organdaki sinirlerin birbirine çok yakın hatta iç içe geçmiş olmalarındandır Bu nedenle en çok yemekten sonra hıckırırız Sindirim işlemi bittikten sonra hıçkırık olmaz Hıçkırığı önlemek için çok çeşitli öneriler vardır Baş aşağı durmak, yavaş yavaş su içmek, kollan yukarıda tutmak, nefesi tutmak, ileride bir noktaya bakarak derin nefes almak, buzlu su içmek, nefesi tutarak üç kere yutkunmak, nane yutmak, parmağı kulağa bastırarak su içmek ve korkutmak gibi
Bunlardan korkutarak insanı şok etmek, dolayısıyla sinir sistemini etkilemek, derin nefes alarak diyaframın mideyi itmesini sağlamak ve de kandaki düşük karbondioksit seviyesinin hıçkırığın oluşumunu hızlandırdığı bilindiğinden nefesi tutmak en mantıklı önlemlerdir
Aslında ise bu önlemlerin hiçbirine gerek yoktur Hıçkırıklar yaklaşık 5 saniyede bir olur ve genellikle bir dakikadan fazla sürmezler Siz önlemlerle uğraşırken, o zaten kendi kendine kesilir Hıçkırığı kesmek için kabul edilen genel görüş hiçbir önlemin hıçkırığı kesmediğidir Ancak aylarca süren istisnai durumlarda, muhakkak tıbbi müdahale gerekir, hatta bu durumlarda sinirler üzerinde operasyon yapılması bile gündeme gelebilir
Çok miktarda biber yemek gibi kimyasal yanmaların, enfeksiyonların ve ülser gibi hastalıkların da hıçkırığı meydana getirebilecekleri ileri sürülüyorHıçkırık süresince bir şey yememekte ve içmemekte fayda vardır, çünkü bu sırada tekrar fazla hava alınabilir
Hıçkırığı önlemek için en iyisi yemeği yavaş yiyin, çok miktarda yemeyin, yemek yerken karbonatlı içki içmeyin, yemeğe konsantre olun, çok konuşmayın ve gülmeyin Yemeğe saygınız ne kadar artarsa, hıçkırık o kadar azalır.
İnsan Neden Ağlar ?
29 Eyl

İnsan neden ağlar? diye kendinize hiç sordunuz mu? Canı yanan ağlar,duygulu olan insan ağlar,hatta gülerken bile ağlayabiliyoruz.Peki bu göz yaşlarını neden döküyoruz? Sadece duygusal durumlarda mı ağlarız?BBC Focus dergisi bu durumu bizler için araştırmış gözyaşlarıyla ilgili bilinen ve bilinmeyen bazı gerçekleri şu şekilde yansıtmış.
Dergide yer alan habere göre, 3 farklı tür gözyaşı üretiyoruz. Temel gözyaşı göz küresini yağlıyor ve onu kayganlaştırıyor. Bu gözyaşları bir günde sürekli olarak yaklaşık 300 ml üretiliyor. Refleks gözyaşları ise fiziksel veya kimyasal uyarana karşı tepki olarak üretiliyor ve tahriş eden nesneleri gözyaşlarıyla uzaklaştırıyor. Üçüncü tür gözyaşı ise duygularımızın yoğunluğuna bağlı olarak oluşuyor. Bu beyinde bulunan ve gözyaşı bezlerine nörotransmiter gönderen kraniyal siniri harekete geçiriyor ve aynı zamanda gözyaşının akışını artırmak için hazır bulunan yüzdeki kan basıncını artırıyor. Duygusal gözyaşları yüksek seviyede manganez ve prolaktin (normalde insanlarda süt üretmek için mamal bezleri harekete geçiren) hormonu içeriyor. Ağlamak bizi içimizdeki endişelerden uzaklaştırıyor. Ağladıktan sonra ferahlar, içimizdeki kargaşayı akışına bırakır ve dikkatimizi zihinden uzaklaştırıp fiziksel olana odaklarız.
Vodafone Kalan Dakika Öğrenme
26 Eyl

Vodafone,Telsim’i aldıktan sonra etki alanını genişleten ve ülkemizde her gün büyüyen dünyanın en büyük GSM operatörlerinden birisidir.Bu ciddi çalışma ile yakında Turkcell’in ülkemizdeki egemenliğine son verip Türkiye’de en büyük GSM operatörlerinden birisi olacağını düşünüyorum.Bugünkü yazımda ise Vodafone kullanıcıları için faydalı bilgi paylaşmak istedim.Vodafone Kalan Dakika veya Süre Öğrenmek isteyen kullanıcılar *123#17# yazdıktan sonra arama tuşuna basarak ücretsiz şekilde kalan dakikayı öğrenebilirler.
Faydalı olacağını düşündüğüm diğer bilgiler ise aşağıda yer almaktadır.
Vodafone Fatura Bilgi Servisi
Fatura bilgilerinize My Vodafone, IVR ve SMS kanallarıyla ulaşabilirsiniz.
My Vodafone kanalıyla fatura bilgilerinize ulaşmak için:
My Vodafone kanalıyla son 2 aylık fatura, ara ödeme ve güncel fatura bilgilerinize ulaşabilirsiniz.
- My Vodafone’a giriş yapın.
- Menüde yer alan Fatura İşlemlerim linkini tıklayın.
- My Vodafone abonesi değilseniz, şimdi My Vodafone’a ücretsiz üye olun.
IVR kanalıyla fatura bilgilerinize ulaşmak için:
IVR kanalıyla güncel fatura ve fatura ödenebilen bankaların bilgilerinizi hemen dinleyebilirsiniz. Ücretlendirme şebeke içi tarife üzerinden yapılır. Cep Limitsiz tarifeliler için 7001′i aramanın dakika ücreti 25 kuruştur.
- Cep telefonunuzdan 7001′i veya herhangi bir sabit veya GSM hattan (0542) 7001 000′ı arayın.
SMS kanalıyla fatura bilgilerinize ulaşmak için: Devami >
İnsan Neden Kaşınır
25 Eyl

İnsanoğlu yaradılış gereği bazı özellikleri taşır ve yer yer bazı davranışlarda bulunur.Nefes alır,konuşur,yürür,ağlar,güler,sızlanır ve kimi zamanda kaşınır.Son saydığım ilgimi çekti ve insan neden kaşınır diye kendi kendime sormadan geçemedim.Bugünkü yazımda ise neden kaşınırız sorusuna beraber yanıt bulacağız.
Özellikle yetişkin insanlarda hiç bir hastalık belirtisi dahi olmaksızın kaşıntı görülebilmektedir. İşte insanoğlu’nun kaşınma nedenleri ve bilimin kaşıntıya son vermek için geldiği son aşama
Kronik hale gelen kaşıntı son derece rahatsız edicidir. Hatta zaman zaman ağrıdan bile daha fazla eziyet verebilir. Tıpkı ağrıda olduğu gibi kaşıntı da farklı nedenlere dayanan bir belirtidir.
Fakat özellikle de yetişkinlerde herhangi bir hastalık belirtisi olmayan kaşıntılar da görülmekte. Avrupa’nın tek kaşıntı tedavi merkezine sahip Münster Üniversite Kliniği‘nde şimdi etkili bir tedavi bulundu.
Spiegel dergisindeki bir yazıda Dieter J’deki kaşıntının git gide daha kötüye gittiğinden söz edilmekte. Öyle ki hasta bir zaman sonra çalışamaz hale gelince doktora başvurmuş. O doktor bu doktor derken, kaşıntısı tüm bedenine yayılmış. Hasta Depresyona girmiş ve sonunda kendisini bir psikiyatrın karşısında bulmuş.
Kaşıntının ne olduğunu hepimiz biliriz. Önce bedenimizin bir bölgesi tatlı tatlı kaşınmaya başlar, biraz kaşırsak geçeceğini sanırız. Kaşımak ilk başta işe yarar da; çünkü kendimizi rahatlamış hissederiz. Ama aynı yer bir müddet sonra tekrar kaşınmaya başlar, bu sefer daha sert bir şekilde kaşırız ve sanki kaşıntının bedenimizin diğer bölgelerine yayıldığını hissederiz, böylece kaşıntıyla aramızda bizi çileden çıkartan amansız bir savaş başlar.
Kaşıntı aslında çok sayıda cilt hastalığının bir belirtisidir daha doğrusu cilt hastalığının en eziyet verici semptomu denebilir.
Sağlıklı ciltte kaşınır
Fakat sağlıklı görünen bir cilt de pekâlâ kaşınabilir. Mesela diyabet veya böbrek enfeksiyonu gibi iç hastalıklarda. Bilim, kaşıntının oluşum mekanizmasını hâlâ aydınlatabilmiş değil. Bir duyu organı olan cildimiz, ağrıyı, soğuğu, sıcağı veya Basıncı algılayan reseptörlere sahip. Bu etkenlerin aksine kaşıntı için Devami >



